14 Aralık 2009

Oyunun Kuralı - “Milli İnternet”

Toplum bilgiyle donanıp bilgi toplumu olmaya çalışıyor, ama devlet bilgiyi kendi malı zannetmekte ısrar ediyor. Bizi dünyaya bağlaması gereken interneti, otoriteler ülke sınırları içine hapsetmekle uğraşıyor.

Türkiye’de İnternet Konferansı’nın 14.sü bu hafta sonu yapılıyor (inet-tr‘09, 13-14 Aralık 2009, İstanbul Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü). Yani Türkiye’de internet varolalı beri yapılıyor bu konferans. Bu yıl "Sosyal Ağlar", "Yeni Medya" da konuşulacak, ama asıl "Fikri Haklar", "İnternet ve Demokrasi” ve “İnternet yasakları” konuları öne çıkacak. Programın hazırlanması ile ilgili olarak Mustafa Akgül ile sohbet ediyorduk; “Yıllardır yasakları konuşmaktan interneti konuşamadık bir türlü” dedi. Haklıydı elbette. Bunca yıldır olumsuzlukları konuşmaktan bir türlü internetin hayatımıza, ülkemize, refahımıza, özgürlüğümüze sağlayacağı katkıları tartışmaya sıra gelemedi.

“Sosyal ağlar” ve “P2P ağları”, “yer konumlayıcı medya” ve “artırılmış gerçeklik” ile birleşerek hayatımıza neler getirebilir diye sormak yerine, “Bugün hangi sosyal medya hangi gerekçeyle engellendi, telif hakları mı, fuhuşa teşvik mi” diye soruyoruz. İNETD, Youtube yasağını AİHM’ne taşımak zorunda kaldı, çünkü iç hukuk yolları tükendi. Toplum bilgiyle donanıp bilgi toplumu olmaya çalışıyor, ama devlet bilgiyi kendi malı zannetmekte ısrar ediyor. Bizi dünyaya bağlaması gereken interneti, otoriteler ülke sınırları içine hapsetmekle uğraşıyor.

Son bombayı BTK Başkanı Tayfun Acarer patlattı: “Anaposta Projesi”! “Milli arama motoru” kurulacakmış, doğan her çocuğa nüfusuna kayıtlı e-posta adresi verilecekmiş. Yabancı arama motorları ve posta hizmetleri güvenilmezmiş, çünkü yabancıymışlar! Arama motorunun yabancı olması iletişim güvenliğini nasıl zedeliyor sorusuna da bir cevap verir herhalde! Daha kişisel verileri koruma kanununun bile bulunmadığı bu ülkede insanlar güvenip e-devlet hizmetlerini bile kullanamıyor, devletin onlara verdiği e-posta adresini niçin kullansın sorusuna da cevap bekleriz. Herhalde sansürlenecek siteleri önce arama motorundan silecekler, böylece milletin asabı bozulmayacak; milli e-posta hizmetiyle de vatandaş devlete değil devlet vatandaşa “erişmiş” olacak! Oldu olacak, “www” kısaltmasını da “tww” yapalım: Türkiye çapında ağ...

inet-tr‘09’a beklerim. Biz vatandaşlar, internetin demokrasi için nasıl kullanılacağını konuşacağız.

BThaber, s:746, 7 - 13 Aralık 2009

2 comments:

Nihat dedi ki...

Böyle bir zihniyete ancak gülünür diyeceğim ama hiç komik değil.

Özgür Uçkan dedi ki...

Nihat Solmaz, bu duruma uygun bir terim var: trajikomik...